|
POSOFLU HALK SAIRLERI
|
ADI ve ALDIĞI İSİM
|
KŐYŰ
|
Y.YILI
|
ŐZELLİĞİ
|
|
1
|
NEBATİ
|
ZEDEZŰMDE
|
17-18 Y.YIL
|
Bilinen Posoflu en eski aşık
|
|
2
|
HŰDĂYİ
|
CABORYA
|
17-18 Y.YIL
|
Nebati ile soyleşmiştir.
|
|
3
|
ÜZEYİR / FAKİRİ
|
HEVAT
|
18-19 Y.YIL
|
Kirmişah adlı hikayeli guzel bir turkusu vardir.
|
|
4
|
FERHAT /FERYADİ
|
HEVAT
|
1795-1900
|
Kara Gelin,Erzincan Bagları adlı iki hikayesi vardır. Fakirinin ogludur.
|
|
5
|
SŰLEYMAN /SŰREYYA
|
HEVAT
|
19.Y.YIL
|
Köroģlu Hikayeleri ustasıdır
|
|
6
|
İBRAHİM /SIDKI
|
SİNSETİP
|
19.Y.YIL
|
|
|
7
|
ZĂHİRİ
|
SİNSETİP
|
19.Y.YIL
|
|
|
8
|
REMZİ
|
POSOF
|
19.Y.YIL
|
93/1877 Savaşına ait destanı
|
|
9
|
TOPÇU /GÜLTĂRİ
|
A.CABORYA
|
19-20 Y.YIL
|
1880 de Doģanşehire göçtű
|
|
10
|
SEFİLİ
|
POSOF
|
19.Y.YIL
|
1898 de Milli Destanı var
|
|
11
|
DURSUN /FARKİ
|
ÇORÇUVAN
|
1840-1934
|
Usta Halk Hikayecisidir.
|
|
12
|
ALTUN HOCA /ALTUNİ
|
PETOBAN
|
1874-1934
|
Ataman soyadlıların babası
|
|
13
|
BİLĂL /SIDKI
|
BADELE
|
1874-1935
|
Hoca idi, 1930 Aģrı Destanı
|
|
14
|
MEHMET /NOKSANİ
|
ZEDEZŰMDE
|
1857- ?
|
Hoca idi,1937 Hatay Destanı
|
|
15
|
EŞREF HOCA /EŞREF
|
ZEDEZŰMDE
|
1869- ?
|
Aşık Şenliģe Din bilgileri vermiştir.
|
|
16
|
SARRAFİ
|
Y.CACUN
|
19.Y.YIL
|
|
|
17
|
FERHAT HOCA /MAHSUNİ
|
GİNİYE
|
1867- ?
|
|
|
18
|
DURSUN /İLHĂKİ
|
SAGRE
|
1867-1947
|
Hoca idi
|
|
19
|
MOLLA - MEHMET
|
KOL
|
19-20 Y.YIL
|
Milli Műcadele kahramanı
|
|
20
|
TUÇ - BEDEN
|
VARZNA
|
19-20 Y.YIL
|
Műdami΄nin Dedesidir.
|
|
21
|
İSKENDER /SEFİLİ
|
MARSOLAT ?
|
1845- ?
|
1940 da yaşıyordu.
|
|
22
|
DURSUN - KAYA
|
CİLVANA
|
1847- ?
|
1937 de yaşıyordu.
|
|
23
|
YUSUF /ZŰLĂLİ
|
SUSKAP
|
1873-1959
|
|
|
24
|
İSKENDER
|
SUSKAP
|
19-20 Y.YIL
|
Zűlali΄nin çıraģı idi
|
|
25
|
ABBAS
|
VARHANA
|
19-20 Y.YIL
|
Zűlali΄nin ilk çıraģı idi
|
|
26
|
CAFER - USTA /CEVHERİ
|
ÇORÇOVAN
|
1893- ?
|
Iyi Halk Hikâyecidir
|
|
27
|
HAKKI /HAKİKİ
|
RABAT ?
|
1889- ?
|
|
|
28
|
HŰSEYİN
|
SAYHO
|
?????????
|
1966 da yaşıyordu
|
|
29
|
SĂBİT /MŰDĂMİ
|
VARZNA
|
1914- ?
|
|
|
30
|
HAFIZ - İKRĂMİ
|
SUSKAP
|
1916- ?
|
Zűlali΄nin akrabasıdır
|
|
31
|
OSMAN /NACİ
|
SAGRE
|
?????????
|
1966 da yaşıyordu.
|
|
32
|
RAMİZ
|
KOL
|
?????????
|
1966 da yaşıyordu. Obolluları Hicvetmiştir.
|
|
33
|
SELAHADDİN /İNANİ
|
|
|
|
Zendar (Gümüskavak) 1927-1977
ÖZELLİĞİ: HAK AŞIĞI OĞLU; SEBAHATTİN DÜLGER (AŞIK ERDEMLİ) KONYA AŞIKLAR BAYRAMINDA RAHMETLİ MURAT ÇOBANOĞLU ZAMANINDA LEB DEĞMEZDE DERECE ALMIŞTIR. AŞIKLAR SAYFASINDA GÜNCELLEME YAPABİLİRSİNİZ. SİZE SAMSUN DAN SEVGİLER GÖNDERİYORUM
Kaynak:Cetin Kosar
Ozanlarimiz hakkinda bilgiler
Üzeyir Usta/Fakirî
1. Biz bu zulmetler içinden çikariz bir gün olur Sarka garba yildirimlar çakariz bir gün olur.
Kara bulutlar içinden parlayip simsek atar Gök gürülder dolu yagar bakariz bir gün olur.
Kafkas Buhara Kirim?dan çevrilen hisarlari Vurur millî külünk ile yikariz bir gün olur.
Türkiye?nin günesinden bir kivilcim aliriz Cahîm olur cihani yakariz bir gün olur.
Anadol?dan Hindistan?a geçeriz Temür gibi Himalaya Daglarini çalkariz bir gün olur.
Dagistan Kirim Kazan?i Iran Turan Kasgar?i Ittihadin zinciriyle sikariz bir gün olur.
Bizi bogmak için yurda akan aci selleri Dinimizin kuvvetiyle tikariz bir gün olur.
Türk dogariz Türk gezeriz Türk yasariz dünyada Devrilen Moskof elinden çikariz bir gün olur.
Der Zülâlî Volga Tuna Ceyhun Araslar gibi Tugyan eder deryalara akariz bir gün olur.
2. Livana?dan astim Savset dagina Allah?in lutfundan ihsan göründü Sanarsin ki düstüm cennet bagina Insanlari huri gilman göründü.
Sevgim kaldi vatan gazilerinde Hasretim var idi bazilarinda Bu dersin manevî yazilarinda ?Hubbül-vatan minel-iman? göründü.
Ben vatani aglar idim iraktan Gördüm de kurtuldum gamdan firaktan Gözümüz açildi Kudret-i Hak?tan Güzel Çildir, Kars, Ardahan göründü.
Hicran köprüsünden geçti ordumuz Kalmadi kasavet asla derdimiz Posof mekânimiz, Suskap yurdumuz Her tasi cevherden vatan göründü.
Gönül der, Zülâlî vatana yeris Dostlar ahvalinden suval et sorus Ellere yaz gelmis bunda neden kis Yaylalari karli duman göründü.
1874 yilina Badele?de dünyaya gelmistir. Asil adi Bilâl olup Molla Bilâl diye anilir. Babasinin adi Emin?dir. Annesi Kobliyan?in Hevesen köyündendir. Kobliyan?da Entelli Hazik Efendiden ders okumus, daha sonra da Dugur Medresesinde Müderris Lezgi Tahir Efendinin talebesi olmustur. Biraz Arapça ve Farsça bilirmis. Ahiska?nin Caral köyünden evlenmis, bu evlilikten üç oglu olmustur. Saz çalmaz, çok tarih ve mecmua okurmus. 1935 yilinda Badele?de ölmüstür. Elimizde birkaç manzumesi bulunmaktadir. Bunlardan 35 hanelik ?Destan-i Kemal Pasa ve Yunan Krali? ile 19 hanelik ?Agri Destani? dikkate degerdir. Birinci destanin
birkaç dörtlügü söyledir:
Talimden tekmilden alirlar dersi Cumhuriyetin dildari askerler Her birinin vardir bir vazifesi Kemal Pasa kahramani askerler.
Gökten nâm veriyor cihana adiz Küffar-hakisara velvele saldiz Ermeni Urum?dan intikam aldiz Din iman muini olduz askerler.
Allah Allah deyü zikreden dehan Tekbir avaziyle doldu bu cihan Düsmanlar bozulup oldular nihan Müminler serveri olduz askerler.
Günbegün Din-Islâm olur izdiyad Inglis Rumlara düsürdü feryad Milleti mapusdan ettiler azad Cumhuriyet yadigâri askerler.
Sidkî?yim beyhude söylemem kelâm Dinimiz Islâm?dir bakidir Huda?m Hak dine sidkile verilse nizam Toy ile hastaya gider askerler.
Cevherî/Cafer
Posof?un Çorçuvan köyündendir. Ayni köyden Âsik Farkî?nin ogludur. 1893 yilinda dünyaya gelmis, 1975 yilinda yine bu köyde ölmüstür. Çevrede Cafer Usta diye anilir. Basarili bir hikâyeci olup Köroglu Destanlari üstadi
oldugu bilinmektedir.
Zeytun kaldurmaz basini Altun töküyor yasini Kimsa agnamaz isini Ingildar Altun ingildar.
Altun?un basi sari Pederimin yadigâri Kardas aglar zari zari Ingildar Altun ingildar.
Basindadur dövlet taci Yüregima koydi aci Bu idi lençberin harci Ingildar Altun ingildar.
Dösemeye koydi dösi Gözünden ahidur yasi O idi dövletin basi Ingildar Altun ingildar.
Cevher müftelâdur sana Mevlâ?m bagislasin bana Koyma beni yana yana Ingildar Altun ingildar.
Hakikî/Hakki
Posof?un merkezi Dugurludur. 1889 yilinda dünyaya gelmis, 1970 yilinda ölmüstür. Asil adi Hakki, mahlâsi Hakikî?dir. Kendisinden nakledilen bilgilere göre babasi, medrese tahsili de görmüs olan Terzi Kadir efendi, annesi Arileli Peruza?dir. Hakikî, Dugur ve Ahiska mektep ve medreselerinde okumus, Rusça da ögrenmistir. 1320/1904 yilindan itibaren üç yil Posof Mektebinde muallim olan Yusuf Zülâlî?den yeni usûl üzerine ders almistir. Hakikî?nin âsikliginda bir ask ve sair hadise bulunmamaktadir. O, siirle mesgul olmus, Zülâlî?nin etkisiyle yazmaya baslamistir. Önceleri Irsadî mahlâsini kullanan âsik, sonra bu mahlâsin Bayburtlu bir âsik tarafindan kullanilmakta oldugunu ögrenince, Hakikî
mahlâsini almistir.
Siladan ayrilmak güç gelmez amma Bilseniz silada nasili kaldi Bedir yüzlü mâh cemalli sevdigim Canim yâr yaninda asili kaldi.
Mevlâ?m bize bir inayet kilur mi Dar günümde yâr imdada gelür mi Gözlerim o yâri dahi bulur mi Bu dertli gönlümün fasili kaldi.
Hakikî âleme sirrin bildirdi Dost agladip düsmanini güldürdü Hicrân kervani gam yüküm kaldirdi Silada sevdigim küsülü kaldi.
Müdamî/Sâbit
Esas adi Sabit Ataman olup, Posof?un Varzina/Demirdöven köyündendir. 1918?de dünyaya gelmis ve 1968?de yine bu köyde ölmüstür. Babasi Kahraman, annesi Ferahnaz?dir. Dedesi Dursun, 93 Felâketi üzerine Malatya?ya göç etmisse de barinamayip memlekete dönmüstür. Köy imami olan babasiyla gezdi ve küçük yasta hafiz oldu. Bir ara kendisi de hocalik yapti. Bir rüyayla saz çalmaya basladi. Babaannesi tarafindan Âsik Üzeyir/Fakirî?ye baglidir. Ünlü âsiklarla karsilasti. Konya Âsiklar Bayrami?nin ilkine katildi ve birinci oldu (1966). Müdamî, çaginin en usta âsiklarindan olup, ayni zamanda iyi bir hikâyeciydi. Basta Köroglu Destanlari olmak üzere birçok halk hikâyesini bildigi gibi, kendisi de birçok hikâye tasnif etmistir. Bunlar: Öksüz Vezir, Sehzade Dürr-i Gilânî, Ali Sîr ile Gül, Yarali Toplar, Seyf-i Zülyezen. Ünlü bir halkiyatçinin su sözleri dikkate deger: ?Türk halk hikâyeciligi geleneginin büyük ustalarindan biriydi. Yalniz usta mali alip satan biri degil, kendisi de siir yazan. Hikâyeler tasnif eden yaratici bir âsikti. Onun ölümü, Türk halk hikâyeciligi için büyük bir kayip olmustur.? Elimizde kendi el yazisiyla kaleme aldigi iki defteriyle bazi mektuplari ve fotograflari bulunan
Müdamî üzerine ciddî bir çalisma zarureti vardir.
1. Gezdim dört yanini eyledim seyran Çekerdim iraktan tasan Urama Her bakip gördükçe oldum mest hayran Yaylakta senligen nasan Urama.
Agustosta karlar yagmis üstüne O vakit bakmazsin hiçbir dostuna Ahaldabalilar düstü kastina Dayak mi onlara pasan Urama.
Huduttur kapanmis Acara yolun Kaplamis direkler sag ile solun Haziran temmuzda açilir gülün Bakan hayran olur süsen Urama.
Adin söyleniyor cihan içinde Savsetliyi koydun güman içinde Sana geldim çise duman içinde Had nihayet yoktur pusan Urama.
Bazi yerin düzlük bazisi burun Gezer yaylaginda nahirin sürün Bir ulu dagsin ki benzeri Tur?un Hani nerye gitti Musa?n Urama.
Müdam çok temasa kilmadi ovan Çis dumanin geçmez açilmaz havan Poshov Savset ile tükenmez davan Çekismeli subh ü mesan Urama.
2. Biz de basladik medhine Gör ne revnakdir Poshov?un Ne yazilsa söhretine Hepsi mutlaktir Poshov?un.
Serhaddir düsmandan korkmaz Munisdir kimseye sarkmaz Yine de bir yana çikmaz Pek gözü tokdur Poshov?un.
Her yanindan çaylar gelir Vadileri boylar gelir Urama?dan kaynar gelir Suyu berrakdir Poshov?un.
Bir yol Savset?e baslansa Tesisati bagislansa Çikan madeni islense Kömürü kokdur Poshov?un.
Arile, Cancah, Sagre, Al Lamiyan, Erim, Suvashal Eski geyimi çuha, sal Hem kabalakdir Poshov?un.
Cilvana, Gume, Papola Tepezümde, Puma, Pala Zéndar, Caksu?dan geç Kol?a Yeri çorakdir Poshov?un.
Çildirét, Sathabel oya Satlel, Séca, Hertuz bu ya Suskap, Vahla geç Sayho?ya Arzi yaylakdir Poshov?un.
Yazin çikar yüksek daga Bayilirim süt kaymaga Düsmani yurtdan kogmaga Hepsi koçakdir Poshov?un.
Daglari Arsiyan, Ulgar Kisin birçok adam bogar Dört saatlik yere sigar Ümidi çokdur Poshov?un.
Tezgâhdeki sali güzel Kovaninda bali güzel Konustugu dili güzel Asli Kipçak?dir Poshov?un.
Sâir Müdam?in silasi Dillerde methü senasi Latifdir âb u havasi Iklimi sarkdir Poshov?un.
Posof?un Suskap köyündendir. 1916 yilinda bu köyde dünyaya gelmistir. Âsik Zülâlî?nin akrabasidir. Ikramî?nin asil adi Hafiz, babasi Gazi, annesi Fadime?dir. 1977 yili baharinda Suskap köyünde kendisini ziyaret ederek Âsik Zülâlî?yle ilgili derlemeler yapmistik. Yakin zamanda Suskap?ta ölen Ikramî, köy meclislerinde Zülâlî?nin deyislerini ve karsilasmalarini anlatirdi. Daha ziyade hikâye ve usta mali söyleyen Ikramî?nin kendi
manzumeleri de vardir. Bunlardan biri söyledir:
Dinleyin efendim beyan eyliyem Dünyanin safasi lezzeti nedir Bir yigidin güzel yâri olmasa Yârsiz dünya mali heç bes paradir.
Bu dünya fânidir ihtibar olmaz Bince varin olsa seninle gelmez Yârsiz bir yigidin lezzeti olmaz Ona gece gündüz bütün karadir.
Der Ikramî tasdik ettim bu isi Bu serimden çikmaz askin atasi Yârsiz bir adamin olmaz cünbüsü Dünyanin safasi lezzeti yârdir.
Altunoglu/Semsettin
1913 yilinda Posof?un Petoban köyünde dünyaya gelmistir. Altun Hoca/Altunî?nin ogludur. Ögretmenlik, idarecilik ve kisa bir süre milletvekilligi yapmis, yakin bir zamanda Ankara?da ölmüstür. Siirleri birkaç küçük kitap hâlinde basilan sairin bir kitabina adini veren siiri
söyledir:
Tellipinar
Akar dertli dertli bahar ve güzün Pesinden âsiklar sürüyen pinar Dinlenmek bilmeden gece gündüzün Vadide yol alip yürüyen pinar.
Söyle, Tellipinar, derinden söyle Her biri bir baska yerinden söyle Senlik?ten Sümman?dan birinden söyle Gönlümü gamlara bürüyen pinar.
Sessizligi yirtan çaglayanlarin Sevdadan bunalip aglayanlarin Içten sana meyil baglayanlarin Ardinca durmadan süzülen pinar.
Ilâhi sazlarin tellerindesin Asilmaz daglarin bellerindesin Nice dilberlerin ellerindesin Yanik yolculara üzülen pinar.
Posof?un Yukari Cacun köyündendir. 1922 yilinda bu köyde dogmustur. Babasi Haydar, annesi Gülizar?dir. Asil adi Kemal olan Zarrafî, ilk âsiklik bilgilerini Çorçuvanli Cevherî?den ögrenmistir. Savsat?tan evlenmis ve oraya yerlesmistir. Türküleriyle birlikte birçok halk hikâyesini de bilen
Zarrafî?nin, Erzurum?da söyledigi bir parçayi aliyoruz:
Artvin ilimizden saygi selâmlar Gül kokusu yeller ile geldim ben Kuzeyden güneye Anadolu?mun Kentten kente yollar ile geldim ben.
Kar yüklüdür geçit vermez daglarim Âsik yurdunda gül açar baglarim Otuz yildir gece gündüz aglarim Gözden akan seller ile geldim ben.
Dogusum Kars Posof, Savsat duragim Gönlüm yakin size yolca iragim Manevî bir kuvvet elde bayragim Ay yildizli allar ile geldim ben.
Bülbülüm bu bagda ötüsmek için Güzel gecenize katismak için Bütün ozanlarla atismak için Her türlüce hâller ile geldim ben.
Tekke beklemedim, degilim sofu Yalanciyi sevmez gönlüm mamafih Adim Kemal mahlâsimdir Zarrafî Saz sinemde teller ile geldim ben
Ummanî
Asil adi Kursun Saraç olan Ummanî, 1933 yilinda Posof?un Hertuz köyünde dünyaya gelmis. Babasi Agali, annesi Urbiye?dir. Ana dedesi Kamber?in de âsikligi varmis. Bu ve çevrede canli olarak yasayan âsiklik geleneginin etkisiyle saz ve söze yönelmis. Kendisinin anlattiklarina göre, ilkokul dördüncü siniftan ayrilmis. 1948 kisinda gördügü bir rüyayla âsik olmus ve bu rüyada gördügü denize nisbetle de Ummanî mahlâsini almis. Radyo programlarina da katilmis olan Ummanî, 1984 yilinda Adapazari?nda vefat etmistir. Ummanî, önce 1960 yilinda Selim?e göç etmis. Burada on dört sene yasadiktan sonra Bursa?nin Kestel ilçesine bagli Burhaniye köyüne yerlesmis. Mezari bu köyde olup, Konya Turizm
Dernegi tarafindan yapilmistir.
Tarihler boyunca cennet vatanda, Adaletli olan yollar Türk?ündür. Al bayragi yücelerde tutanda Sarsilmaz, yenilmez eller Türk?ündür.
Eskide yenide çaglari vardir Madeni tükenmez daglari vardir Ormani, bahçesi, baglari vardir Tabiati süsler, dallar Türk?ündür.
Âsik Ummanî?yim edna bir kulum Dogruca yürürüm yanilmaz yolum Severiz kültürü, okuruz ilim Ilimli irfanli diller Türk?ündür.
Selâhattin Çiftçi Yukari Varzina köyündenden olup 1945 yilinda bu köyde dünyaya gelmistir. Babasinin adi Mevlüt, annesinin adi Emine?dir. Dogustan âmâdir. Âsik Müdamî?nin köyünden olmasi, ona âsiklik yolunu açmistir. Bölgenin tarihî âsiklik havalarini basariyla çalip söylemektedir. Bilhassa Müdamî ve Zülâlî?nin deyislerini çok basarili bir sekilde söyleyen Çiftçi, ne yazik ki, hücra bir yurt kösesinde yasamanin imkânsizliklari içinde kalmis, ustasi oldugu bir sanatin dünyasina girememistir. Daha ziyade köyünde ve ilçe merkezinde birkaç kisilik topluluk karsisinda çalip söylemistir. Son yillarda Bursa?nin Panayir mahallesine yelesen âsik, buradaki hemsehri
toplantilarina davet edilmektedir.
Ilçesi eski çag tarihinde yukari Kür boylari ile anilan Kars?in Çildir, Ardahan ve Hanak, Artvin?in merkez dahil Ardanuç, Savsat ve Borçka ilçelerini içine alan Kür ve Çoruh havalesindeki bir yerlesim adidir. Ilçenin
varligi 2700 yil öncesi eski Türklük bölgesidir.
Milattan önce 680 yillarinda Kafkaslarin kuzeyinden gelen atli göçebe Iskit Türkleri Urartulardan havaliyi alarak 500 yil hüküm sürmüslerdir. Daha sonra Horasan havalisinden gelen Arsak Türkleri M.Ö. 150 - M.S. 430 yillari arasinda yasamislardir. Arsak Türklerinden sonra Peçenek ve
Oguzlarin yasadigi da bir gerçektir.
Bu yörelerle birlikte Posof Iran?da kurulmus olan Sasani Devleti topraklari içine alinmistir. Posof ve havalisi bir ara Dogu Roma Devleti ve daha sonra Gürcü Bagratlilar Beyligi topraklari içerisinde kalir. Abbasi devletinin topraklarina dahil olan bu bölge daha sonra Selçuklu Sultani Alpaslan?in 1064 tarihinde Ani sehrini almasi üzerine komutanlarindan Danismentli Ahmet komutasindaki Selçuklu ordusu Savsat üzerinden Arsiyan Dagini asarak halen mevcut Kol köyündeki kaleyi kusatarak Gürcüleri yener ve yöre 1080 tarihinde Selçuklulara baglanir. Selçuklular uzun müddet tutunamayip, bölge Ilhanli devletinin hakimiyetine girer Ilhanlilar zamaninda Posof çatal derelerinin birlestigi yerde Ortodoks olan
Kipçak Türkleri Çoruh
|